• https://www.facebook.com/Burgazada-Barba-Yani-Restaurant-183716615046663/timeline/
  • https://plus.google.com/b/117633260788133636842/+Burgazada-barbayani/about
    • YANNİ LORENCU ve eşi ESEN LORENCU BARBA YANİ KURUCULARI 1982
    • FENERBAHÇE FUTBOL TAKIMINDAN ....
    • RUMCA CANLI REMBETİKA
Site Haritası

BURGAZADA GAZETECİ ENGİN AKTEL

 

                     Gazeteci yazar Engin Aktel` in 6 - 7 eylül olaylarından sonra yurt dışına göçen burgazadalı rumlar için yazmış olduğu anlamlı okunası şiiri:

yine depreşti eylüllerim

hayatımda yaşadığım 64 eylülden 65`ncisi kapımı çaldı. 
adanın eylülü başkadır. 
önce kaşık adası garip bir kızıllığa bürünür. 
güneş sarıya yakın kılıkta doğar. 
sonbahar`ın rengarenk yelpazesi açılmıştır. 
mihal kuşları, garip çığlıklarıyla suya dalar. 
adanın arka tarafı terkedilmişliğe ilk adımını atar. 
ve lodos kapıyı çaldı mı, kışa hazırlık olarak ilk öfkeli notalarını üflemeğe başlar. 
göç hurçları kol kola dizilir motor iskelesinin üstüne. 
bir telaş alır adayı. kış telaşı. 
yalnızlığa, ıssızlığa iten bir telaş. 
kestane ağaçları, ıslıkla çılgın bir konçertoya çevirmeye başlar rüzgarı . 
deniz, yaşadığı miskinliğin öfkesini çıkartırcasına coşar. 
sahili, kayaları ayaklarının altına alıp üstünde tepinir adeta. 
kayıklar dinlenmeye çekilir. 
karada baş başa kış uykusuna dalmaya hazırlanırlar. 
genelde terkedilmişliğin hüznü yaşanır eylül`de. 
artık sokaklarda çılgın kahkahaların yerini, ıssız ayak sesleri almaktadır. 
tek tük adımlar sayılmaya başlanır. 
vapurların kalabalığı kimsesizliğe bürünür. 
işte, sirkeci 21.15 vapuru, isteksiz, sessiz iskeleye yanaşıyor. 
içinde beş kişi. 
biri sarhoş, biri dişi. 
diğerleri telaş içinde evlerine koşuyor. 
onlar da gitti mi, iskele meydanı köpeklerle, kedilere kalacak. 
sahildeki kahveler, meyhaneler kimsesiz. 
garsonlar düşünceli, buram buram hüznün servisini yapıyorlar. 
çocukluk yıllarımı anıyorum bir pencerenin ardından. 
eylül`ü hatırlıyorum. 
kayıkların limanda sevinç içinde dans ettiklerini. 
mavromatı`nin evinden gelen kısık sesli bir rumca şarkıyı. 
“anapse to cigaro, dose mu fotia” 
madam levi`nin bahçesinden yükselen “hava nagila”yı 
bekçi halit amcanın oğlu çetin`in kısık sesle söylediği şarkıyı; 
“gezdiğim dikenli aşk yollarında. elimden bir kırık saz geldi geçti” 
bakkal niko`yu, kasap kiryako`yu . 
hele aret`in hohler marka akerdeonundan çıkan bir comparsita, ayaklarımıza hırsla dolanırdı. 
gençtik, kıpır kıpırdık, toyduk. 
bir kızın elinden tutacağız diye ne uğraşır dururduk. 
şarabın ayrı bir lezzeti vardı. 
rakı desen kadehlerimizde ağlardı. 
hava atardık ama beceremezdik içmesini. 
omeros`u izlerdik rakı içtikçe, öğrenelim diye. 
eylül`de bir başkaydı burgaz. 
neşe ve sevinç dudak dudağa öpüşürdü. 
şimdi onların hiç biri yok. 
6- 7 eylül tepemize çöktü. 
kimi gitti, kimi göçtü. 
yelpazenin kanatları koptu. 
bir anı olarak asıldı duvarlara, tablo misali. 
gitmeselerdi, burada olsalardı ya. 
bu yalnız, ıssız, hüzünlü geçen eylülleri bizlere bırakmasalardı ya. 
gel yanaki mu, doğduğun toprağa gel, 
bir gün olsun. 
yanına eleni`yi, yorgo`yu, manolakiyi de al. 
yalnız gelme sakın. 
çocukluğunu da yanında taşı. 
biliyorum kalbin hala burada atıyor. 
biliyorum, için için ağlıyorsun, 
hayallerinle yaşıyorsun. 
bak poyraz esmeğe başladı 
deniz senin bıraktığın gibi öfke kusuyor 
vortanos feneri eskisi gibi, dokuz kısa bir uzun çakıyor 
ardına bakmadan gittiğin kırmızı tuğlalı ev hala ayakta. 
kağıttan kayıkların, dizi dizi seni bekliyor; 
iskelenin yanında. 
karpuzdan yaptığın fenerler, hasretine dayanmayıp söndü. 
sapanın karyolanın baş ucunda, tel çemberin 
artık yuvarlak değil, 
özleminin altında ezilmiş. 
olmuyor yanaki mu, olmuyor. 
sensiz olmuyor.

                                                                              BURGAZADA BARBA YANİ

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam8
Toplam Ziyaret198701